enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,9422
EURO
55,7635
ALTIN
6.222,90
BIST
10.759,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Balıkesir
Hafif Yağmurlu
20°C
Balıkesir
20°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Az Bulutlu
21°C
Pazar Parçalı Bulutlu
21°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
22°C
Salı Parçalı Bulutlu
22°C

İsrail Ordusu’nda Türk vatandaş var mı?

İsrail Ordusu’nda Türk vatandaş var mı?
REKLAM ALANI
21.02.2026 16:49
17
A+
A-

Akalın, İsrail Ordusunda görev aldığı iddia edilen Türkiye ve diğer ülke vatandaşlarını Meclis Gündemine taşıdı.

ERDOĞAN DEMİR

EDİRNE (İGFA) – İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İsrail ordusunda görev aldığı iddia edilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile diğer ülke vatandaşlarının hukuki ve ahlaki sorumluluğunu gündeme taşıdı.

Gazze Şeridi’nin uzun süredir yalnızca bombaların değil, hukukun ve insanlığın da hedef alındığı bir coğrafya hâline geldiğini ifade eden Akalın, İsrail’in Gazze’de Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesi defalarca ihlal ettiğini, sözde ateşkesten bu yana yaklaşık 600 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi. Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının ise 72 bini aştığını belirten Akalın, binlerce sivilin öldürüldüğünü, hastanelerin, okulların ve altyapının sistematik biçimde hedef alındığını vurguladı.

Bu tablo karşısında artık tek tek olayların değil, ortaya çıkan sonucun konuşulması gerektiğini ifade eden Akalın, yaşananların uluslararası hukuk bakımından son derece ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar söz konusu olduğunda bireysel sorumluluğun esas olduğunu vurgulayan Akalın, “Emir aldım, üniforma giydim, mecbur kaldım” gibi gerekçelerin bu suçları ortadan kaldırmayacağını dile getirdi.

Son dönemde kamuoyuna yansıyan ve resmî belgelere dayandığı belirtilen bilgilerin meselenin artık teorik bir tartışma olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Akalın, çok sayıda ülke vatandaşının İsrail Savunma Kuvvetleri bünyesinde aktif görev aldığına dair ciddi iddialar bulunduğunu ifade etti. Bu kişiler arasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve çifte vatandaşlık taşıyanların yanı sıra Özbekistan, Kazakistan ve diğer Müslüman ülkelerden yüzlerce kişinin de yer aldığına ilişkin verilerin kamuoyuna yansıdığını söyledi.

Bu iddiaların görmezden gelinemeyecek bir ciddiyete ulaştığını belirten Akalın, şu sorunun kaçınılmaz hâle geldiğini ifade etti: “Bir devlet, kişilerin vatandaşlık bağını, uluslararası hukukun en ağır suçlarıyla ilgili ciddi şüpheler karşısında sorgulamadan sürdürebilir mi?” Bu yaklaşımın intikamcı değil, hukuk devleti olmanın zorunlu bir sonucu olduğunu vurgulayan Akalın, vatandaşlığın yalnızca bir aidiyet değil, aynı zamanda sorumluluk doğurduğunu dile getirdi.

Akalın, bu sorumluluğun yalnızca Türkiye için değil, kendisini ümmet, adalet ve insanlık hakları söylemleriyle tanımlayan tüm Müslüman ülkeler için geçerli olduğunun altını çizdi. Bu aşamadan sonra sessizliğin ve tarafsızlığın hukuki ve ahlaki bir zaaf anlamına geleceğini ifade eden Akalın, söz konusu iddiaların mutlaka araştırılması, gerekli işlemlerin yapılması ve gerçeklerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi.

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.